Gelidonya Feneri Nerede? Nasıl Gidilir?

Gelidonya Feneri Nerede

Gelidonya Feneri Nerede? Nasıl Gidilir? Likya Yolu yürüyüşçüleri ve yerli yabancı gezginlerin son yıllarda daha sık uğrak noktası haline gelen Gelidonya Feneri Nerede? Nasıl Gidilir? sorunuzun cevabını Gelidonya Feneri‘ne yaptığımız ufak bir gezi ile anlatmakla başlayalım. 🙂

Gelidonya Feneri Nerede

Gelidonya Feneri Nerede?

Gelidonya Feneri Nerede? Adrasan ve Karaöz Beldesi‘nin ortasında kalan Gelidonya Feneri şehir olarak Antalya tarafında kalıyor diyebiliriz. Buranın özelliği 227 metre yükseklikte yer aldığı için Türkiye’nin en yüksek konumdaki tek feneri olma özelliğini taşıyor. Tabiki bu denli yükseklik enfes bir manzara sunuyor ziyaretçilerine.

Gelidonya Burnu ve karşısındaki adalar, Likya denizcilik tarihinde ve coğrafyasında çok önemli bir yere sahipmiş. Ve bu kısım ters akıntılarından dolayı da Antalya’nın en tehlikeli bölgesi. Antik dönem teknolojisi ile tabiki burnu geçmek oldukça zormuş. Bu çetin akıntılar karşısında sayısız gemi karaya sürüklenerek batmış ve adeta burayı su altı mezarlığına çevirmiş.

Gelidonya Feneri Nerede

Körfezin diğer kısmında kalan zorlu yer ise Korsan Koyu imiş. Burada barınan korsanlar geçen gemileri yağmalarlarmış. Korsan Koyu çok ufak korunaklı bir koy; hele ki Ramazan Bayramı‘ndaki halini o dönemin korsanları görse ağlardı herhalde. Gittiğimizle kaçtığımız bir oldu çünkü adım atacak yer yoktu; araçlardan çalınan rahatsız edici gürültülü müzik, bir köşede mangalcılar, diğer köşede elektrikle ışıklandırılmış yapay çardaklar, hatta muhabbet kuşu ile gelip kafesi ağaca asanı bile gördük, bez yataklar, yorganlar bayağı yerleşmişlerdi yani. 🙂 Bizde bu kalabalıktan kaçarak, kampımızı Gelidonya Feneri yolu üzerinde ormanın içine kurduk.

Gelidonya Feneri Nerede

Gelidonya Feneri’ne Nasıl Gidilir?

1934 yılında inşaatına başlanan Gelidonya Feneri 2 yılda tamamlanmış.

Bir deprem sonucu birbirlerinden ayrılmış beş adanın enfes manzarasını karşısına almış olan Gelidonya Feneri’ne Nasıl Gidilir? diye soracak olursanız; ulaşmak hiç de kolay değil öncelikle bunu belirtelim.

Gelidonya Feneri’ne gitmek için iki seçeneğiniz var; birincisi ve en zor olanı, Likya Yolu yürüyüşçüleri gibi Adrasan civarından başlayan 15 km lik parkuru yürüyerek gelmek ki bu ciddi bir kondisyon istiyor. Ayrıca hiking, trekking konularında profesyonel değilseniz hiç bulaşmayın derim.

Diğer yol ise bizim gittiğimiz orta zorluktaki yol; yaz aylarında buraya çıkmak bir kaç kat daha zor olacağından yanınızda bol soğuk su bulundurun, çünkü fenerin orada çeşme falan yok. Aynı zamanda bizim gibi terlik ve sandaletlerle çıkma hatası yapmayın yürüyüş yolu dar, dikenli patikalardan ibaret. Mümkünse spor ayakkabı giyin, biz bu kadar uzun süreceğini ve zorlu olacağını tahmin etmediğimiz için ayakkabımızı giymedik ve acı çektik yinede hepsine değdi. 🙂

Gelidonya Feneri Nerede

Karaöz Beldesi‘ne uzaklığı 8 km olan Gelidonya Feneri‘ne gitmek için 6 km lik kısmını aracınız ile gidebilirsiniz. Kalan yolu ise patikalardan 2 km yürüyerek tamamlamalısınız.

Gelidonya Feneri’nde Kamp Yapmak

Gelidonya Feneri ve çevresinde telefon çekmiyor, burada kamp kuracaksanız yakınlarınızı önceden haberdar etmelisiniz. Malesef fenerin çevresi pek iyi bakılmamış, gelen yürüyüşçüler ve kampçılar çöplerini hep toplayıp götürmüş duyarlı davranmışlar. Etrafta tuğla ve moloz atıklar mevcut. Ayrıca belediye buraya çöpleri toplamaya zorlu yolundan dolayı haftada sadece bir defa gelebiliyormuş.

Gelidonya Feneri karşısındaki açık teras şeklindeki, ahşap platformun üzerine çadırlarınızı kurarak kamp yapabilirsiniz.

Gelidonya Feneri Nerede

Fenerin son bekçisi Mustafa Demir, Antalya Dergisinde fener ve yaşantısına ait şunları anlatıyor;

“1942 yılında bekçi olarak başlayan dedemin 70’li yıllarda emekliye ayrılmasıyla babam devam ettirdi feneri beklemeyi. 1975 yılında gözümü fener ışığıyla açtım. Burada doğdum, büyüdüm, şimdi feneri bekliyorum. Üç kuşaktır denizcilere yol gösteriyoruz. İlk zamanlarda fener gaz yağı ile çalışıyormuş. O zamanlar feneri mecburen beklemek gerekiyormuş. Gece alevlenirmiş, tıkanırmış fener, temizlenmesi gerekirmiş. Daha sonra tüp gaz sistemine geçilmiş. Ben de bu mesleğe ilk başladığımda bu sistemi kullandım. O dönemde de fener de kalmak gerekiyordu.

2000 yılının ardından güneş enerji sistemine geçildi. Geçtiğimiz yıllarda otomatik fenerler kullanılmaya başlanınca görev yerimi değiştirdiler. Hafta da bir gün gelip fenerin genel kontrolünü yapıyorum artık. Güneş enerjili aküler kullanılıyor şimdilerde. Gündüz güneşle şarj oluyor, akşamda bu enerji kullanılıyor. Fener geceleri fotoselli sistemle yol gösteriyor denizcilere. Artık feneri bekleme işi ağır ağır bitiyor. Anlayacağınız ben bu denizin son bekleyeniyim.

Fırtına oldu mu zor oluyor burada beklemek. Gürültüden başka bir şey yok. Kapanıyorsun odanın içine ve hep ses dinliyorsun. Fırtına ürkütmüyor beni ama dingin havaları daha çok seviyorum. İnsan bu manzaraya bakınca aklına her şey geliyor. Ufka bakınca kafanda sorun da kalmıyor. Dert yok tasa yok, kafan rahat.

Likya yolu buradan geçtiği için bahar dönemlerinde geleni gideni eksik olmaz Fener’in. Çok imrenen oluyor bana. Genelde buradan geçip gidenler şehir hayatından bıkmış olmalı ki, burada yaşamak istiyor. Ben de onlara diyorum ki; güzel ama bir de burada yaşayana sor. Yalnızlık zor.”
Şuan fener binası ulusal miras olarak Kıyı Emniyeti ve Gemi Kurtarma İşletmeleri Genel Müdürlüğünce koruma altında.

Gelidonya Feneri Nerede? artık biliyorsunuz macerayı seviyorsanız ve bu eşsiz manzarayı görmek isterseniz mutlaka buraya tırmanın tedarikli çıkın, hatta biz yapamadık ama bir gece de olsa çadır kurup kamp yapın. 🙂

Gelidonya Feneri Nerede

Gelidonya Feneri Nerede

Gelidonya Feneri Nerede

Loading Facebook Comments ...

Bir Cevap Yazın